Kur’an’da bize bildirilen sosyal, ahlaki, psikolojik ve diğer bilimsel ilkeler ve öğretiler 

 

Selamün aleyküm Hakkı Bey,

Nasılsınız? İnşaallah iyisinizdir. Konuda belirttiğim makalenizi okuduktan sonra çalıştığım şirkette ABD’ de uzun yıllar çalışmış bir Risk Manager(Risk Yöneticisi)’dan bir risk değerlendirmesi çeşidi olan HAZOP eğitimi aldım, bir grup çalışması. Daha önce de size Kur’an’da bize bildirilen sosyal, ahlaki, psikolojik ve diğer bilimsel ilkeler ve öğretiler şu zamanda “İŞ DÜNYASINDA” çok iyi bir şekilde uygulanıyor diye bahsetmiştim hatırlarsanız. Şaşılacak birşey!? Şirketler kendi personelini bir önceki cümlede belirttiğim ilkeleri kullanarak bir yönetim sistemi oluşturuyorlar ve personeline bu sisteme önce inanacaksınız ve kendinizi adıyacaksınız diyorlar. Bu ilkeler sizin de bahsettiğiniz Allah’ın tüm müminlerden istediği şeylerden farklı değil. Doğruluk, dürüstlük, fedakarlık, karşılıklı saygı, sosyal destek(!) vb. Son olarak takım çalışmalarında ve toplantılarda olmazsa olmaz bir kaç yeni ilke öğrendim bu son aldığım eğitimde. Adam diyor ki, eğer bir grubun yaptığı toplantıda alınacak olan kararların doğru ve etkili olması için “consensus” şartmış! Yani fikir birliği. Yani konuda belirttiğim makalenizde bahsettiğiniz konu, çok ilginç. Peki toplantıda eğer bir kişi farklı düşünürse ne olacak diye sorduk, cevabı şu oldu: diğerleri bilimsel kanıtlarla farklı düşüneni “ikna edecek!” Toplantılardaki bir başka ilke; “asla ASLA kelimesini kullanmayın!” yani düşüncelere saygı ve açık fikirlilik şart diyor. Dar düşünmeyin diyor, herşey mümkündür… Diğer ilke ise şu toplantıya katılan herkese söz hakkı verin ve birisi konuşurken susun(!) ve dinleyin(!)…

Esas canımı sıkan konu nedir biliyor musunuz Hakkı Bey? İnsanlar bu ilkeleri sanayi üretmek, teknoloji geliştirmek, kar(!) elde etmek için kullanıyorlar… Biz ise hala uyuyoruz, inancımı yaşayamıyorum, insanlara anlatmaya çalışıyorum ama benden uzaklaşıyorlar, inananlar(!) Kur’an’ı hatmediyorlar her hafta okuyorlar okuyorlar okuyorlar(!), dualar ediyorlar, cuma vaazını dinliyorlar dinliyorlar dinliyorlar içimden camiye gitmek gelmiyor, insanlar Peygamberimizin adının ardından 2-3 cümle methiye sıralıyor ama Allah’tan bahseden yok. bahseden de “Allah” diyor geçiyor… Buna çok üzülüyorum. Biz nasıl bu hale geldik?…

Allah’a emanet olun Hakkı Bey. Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun!

Saygılarımla…
Fatih ERGAN