SAFF SÛRESİ

 

Ey insanlar!
Göklerde ve yeryüzündeki şeyler, Allah’ı noksan sıfatlardan arındırdılar. Allah, en üstün, en güçlü, en şerefli, mağlûp edilmesi mümkün olmayan/mutlak galip olandır, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır.
Ey iman etmiş kimseler! 
Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında cezayı gerektiren büyük bir suç/ günah olarak belirlendi.
Şüphesiz Allah, Kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf saf olarak savaşan kimseleri sever.
(109/61, Saff/1-4) 
-659-

Ey imam etmiş kimseler!
Ve hani Mûsâ, toplumuna: “Ey toplumum! Şüphesiz benim, sizin için Allah’tan gönderilmiş bir elçi olduğumu bildiğiniz hâlde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Ne zaman ki onlar eğrilip saptılar Allah da onların kalplerini eğriltip saptırdı. Ve Allah, hak yoldan çıkmış bir topluma kılavuzluk etmez.
Ve hani Meryem oğlu Îsâ: “Ey İsrâîloğulları! Şüphesiz ben, Tevrât’tan iki elimin arasındakileri doğrulayan ve benden sonra gelecek, adı, Ahmed/övgüye başkalarından daha layık bir elçiyi müjdeleyen, Allah’ın bir elçisiyim” demişti. Sonra Îsâ, onlara apaçık delillerle gelince “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler.
(109/61, Saff/5-6) 
-660-

Ey insanlar!
Ve İslâm’a davet olunduğu hâlde Allah üzerine yalan uydurandan daha yanlış iş yapan kimdir? Ve Allah, şirk koşarak, küfrederek yanlış iş yapanlar toplumuna kılavuzluk etmez.
Onlar, ağızlarıyla Allah’ın ışığını/ gönderdiği dini söndürmek için irade kullanıyorlar. Hâlbuki Allah’ın ilâhlığını ve rabliğini örtenler hoş görmese de Allah, ışığını/ dinini tamamlayandır.
Allah, ortak koşanlar hoş görmese de Elçisi’ni, hak dini bütün dinlerin üzerine çıkarması için doğru yol kılavuzu ve hak dinle gönderendir.
(109/61, Saff/7-9) 
-661-

Ey iman etmiş kimseler!
Size, sizi can yakıcı bir cezadan kurtaracak, kazançlı bir ticaret göstereyim mi? Allah’a ve O’nun Elçisi’ne inanacaksınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla çaba harcayacaksınız. İşte bu, eğer bilirseniz, sizin için daha iyidir: Sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki hoş meskenlere girdirir. İşte bu, büyük kurtuluştur. Ve sizin seveceğiniz başka bir şey daha: Allah’tan yardım ve yakın bir fetih… Ve inananlara müjde ver.
Ey iman etmiş kişiler! 
Allah’ın yardımcıları olun; nitekim Meryem oğlu Îsâ, havarilere: “Allah’a benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler: “Allah’ın yardımcıları biziz” dediler. Sonra İsrâîloğulları’ndan bir zümre inandı, bir zümre inanmadı. Sonra da Biz, inanmış kimseleri, düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.
(109/61, Saff/10-14)